Uydu

 Uydu Alıcıları  Sipariş Formu  İrtibat

uydu Anten.
Türkiye de satılmakta olan uydu anten leri  görebilmek için tıklayınız.

 


 
Next Uydu
Goldmaster Uydu
Sunny Uydu
Next Uydu Alıcısı
Kyoto Uydu
Vestel Uydu
Next Star Uydu
Koan Uydu
Seg Uydu
Orient Uydu
Aciko Uydu
Atlanta Uydu
Digistar Uydu
Nokia Uydu
Pioneer Uydu
Uydu
Uydu Sistemleri
Dijital Uydu
Uydu Alıcıları
Uydu Anten
Digital Uydu
Uydu Anteni
Uydu Alıcısı
Uydu Antenleri
Uydu Alıcı
Dijital Uydu Alıcıları
Uydu Reciever
Uydu Cihazları
Uydu Alicilari
Uydu Alicisi
Uydu Anten Sistemleri
Çanak Anten
Canak Anten
Technosat Uydu
 
 

QUIZ (Uydu Teknik Bilginizi Yoklayınız)

8.Frekans ve band genişliği ne bakımdan farklıdır?

C 8.
Frekans bir elektromanyetik dalganın saniyede yaptığı tur sayısıdır. Frekansın birimi hertz (Hz) ‘dir, ve bu saniyede bir saykıl(tur) ifade eder. Frekans periyodun (yani bir turun tekrarı için gereken saniye cinsinden sürenin) bir bölüsüdür. Örneğin tipik bir C-bandı uydudan iniş yolunun merkez frekansı 4 gigahertz (GHz) ‘dir. Bu değer saniyede dört milyar demektir. Bu frekanstaki bir sinyalin periyodu 0.25 nanosaniye(ns) ya da bir saniyenin 0.25 trilyon’da biridir. Işık hızında seyahat eden elektromanyetik dalgaların dalga boyu bu frekansta 7.5cm olmaktadır. Eğer bir elektromanyetik sinyalin sadece bir tek frekansı olsaydı bu sinüsoid sinyalin boyu ve süresi sonsuz olur, hiçbir bilgi de taşımazdı. Tek frekanslı, sinüs dalga şekilli bir ses sinyali, örneğin concert A (440 Hz) böyle saf bir frekansa işaret eder.
Band genişliği ise birçok farklı frekanstan oluşur. Bir elektromanyetik sinyal , dalga şeklinin üç özelliğinden birini değiştirerek bilgi aktarır: genliğini, frekansını, veya fazını değiştirir. Bu işleme modülasyon denir ve bu farklı güç seviyelerine sahip bir dizi frekansın ortaya çıkmasına yol açar. Band genişliği ile güç, ikisi birlikte bir sinyalin aktarabileceği bilgi miktarını belirler.
Pratikte herhangi bir sinyalin süzülerek elde edilen sınırlı bir band genişliği olur. Öyle ki, modülasyon ile elde edilen toplam gücün %95 kadarı bu bandgenişliğinin içinde kalır. Örneğin normal kalitede bir telefon kanalının band genişliği 4kHz’dir. Bu band genişliği anlaşılabilir konuşma sesini aktarabilir şekilde tasarlanmıştır. Ancak insan kulağının ayırd edebildiği 4kHz ile 20kHz arasındaki sesler yuvarlanır. O yüzden benzer seslerin telefonda ayırd edilebilmesi güç olur. Öte yandan, CD ‘ler 20 kHz band genişliğinin tamamını taşır, ve o nedenle ürettikleri ses kalitesi orijinal sese oldukça yakındır.
Bir başka örnek olarak, tipik bir C-bandı uydu transponderinin band genişliği 36MHz’dir. Bu band genişliği tarihsel olarak bir frekans modülasyonlu (FM) televizyon sinyalini taşımaya yeterli bulunan bir band genişliği olmuştur. Ku-bandında ise 27MHz ve 54MHz band genişliklerine sahip transponderler olur. Digital bir sinyalin gerektirdiği band genişliği gerekli bilgi bit hızı ile, kullanılan modülasyon ve kodlama metodları tarafından belirlenir.. Bit hızı arttıkça, gerekli band genişliği de artacaktır. Modülasyon metodu sembol başına bit sayısını belirler. Örneğin QPSK için sembol başına iki bit bulunur.
Elektromanyetik spektrum olabildiğince etkin bir şekilde kullanılması gereken değerli bir kıymettir. Bugün mühendisler, aynı band genişliğiyle daha fazla bilgi aktarabilmek, veya belirli bir bit hızı için daha az band genişliği kulanmak üzere daha etkili modülasyon tekniklerini (örneğin 8PSK gibi) araştırmaktalar. 8PSK modülasyonunda sembol başına üç bit bulunur. Sonuç olarak da QPSK’ya göre aynı miktar band genişliği kullanılarak aktarılabilen bit hızı %50 arttırılabilmektedir.


7. Afrika'da 1.2 m anteni ile Ku-bandı yayınları yağış yüzünden alamayanlar ne yapabilir?

C.7
Tek çare daha büyük çanak kullanmak. Örneğin, Crane (yağmur bölgesi tipi H, yani yoğun yağış alan tipik olarak tropik coğrafi iklim) %99.5 yağış alır, yani yağış almadığı saat sayısı ayda ortalama 3.6 saatten ibarettir. Ku bandında(12 GHz) tipik yağış zayıflaması, 3.4 dB'si gürültü sıcaklığının artışı, 4.6 dB'si de sinyal zayıflaması olmak üzere toplam ortalama 8.0 dB kabul edilebilir. Çanağın kazancı çapının karesiyle doğru orantılı olacağına göre, eğer çap 2.5 kat arttırılırsa yani 1.2 m'den 3.0 m 'ye yükseltilirse yağış zayıflaması vaktin %99.5 'u için giderilmiş olacaktır.


6.Bir digital TV yayınında sembol hızı ve FEC neye göre seçilir?

C.6
 Bir uydu haberleşme linkinin tasarımında en öncelikle gözönünde bulundurulan konulardan birisi de band genişliği ile güç arasındaki klasik tercih zorunluluğudur. Maksimum sembol hızı elinizde bulunan band genişliği ile belirlenir. Forward Error Correction (FEC = Önceden Hata Düzeltme) kodlaması ise belirli bir maksimum bit hata oranı değerini elde edebilmek için mevcut güç ve bant genişliği tarafından belirlenir.
Sembol hızı Rs  band genişliğine oranlıdır. Belirli bir sembol hızı için, en önemli birim olan bilgi bit hızı Rb ise modülasyon metoduna bağlı kalacaktır. Faz kaydırmalı anahtarlama (PSK) modülasyonunda taşıyıcının her faz durumu m bit sayısını ifade eden bir sembolü temsil etmektedir. Örneğin, BPSK modülasyonunda sembol başına bir bit bulunur (m = 1); QPSK modülasyonunda ise sembol başına iki bit bulunur (m = 2); 8PSK modülasyonunda sembol başına 3 bit vardır (m = 3). PSK modülasyonunun derecesi yükseldikçe sembol başına olan bit sayısı artar. Sonuçta belirli birsembol hızı ve yani belirli bir bant genişliği için ortaya çıkan bilgi bit hızı artar.
FEC kodlaması bu ortaya çıkan belirli bilgi bit hızı ve belirli en fazla bit hata oranı için gerekli güç miktarını azaltmakta kullanılır. Ancak bu kodlama da band genişliğini arttırır. Çünkü birim zamanda aktarılacak bit sayısı (bilgi bitleri + kod bitleri toplamı olarak) artmaktadır. Kod oranı r bilgi bitleri sayısının toplam bit sayısına oranını temsil etmektedir. Yani bant genişliği kod oranı ile ters orantılı olarak değişmektedir. Kod hızı Rc, bilgi bit hızı Rb 'nin kod hızı r 'ye bölünmesiyle elde edilir. (Kodlama yoksa r = 1 olur.)
Bu eşitlliklerin matematiksel olarak ifadesi şöyle özetlenebilir:
Rc = Rb / r
Rs = Rc / m
B = k Rs = k Rc / m = k Rb / (m r)
Burada k (tipik değeri 1.2 dolayında olan) bir çarpım faktörüdür ve değeri sembollerarası girişimi azaltmak ve band genişliğini arttırmak üzere darbe şekillerini düzenleyen temelband süzülmesi ile ilgilidir. Eğer Bilgi bit hızı Rb cinsinden eşitliğe bakarsak;
Rb = m r B / k  elde ederiz.
Yani bilgi bit hızı sembol başına bit sayısı ile, kod hızı, ve mevcut band genişliği miktarının çarpımı ile orantılı bir değer olacaktır. Örneğin, QPSK 'da bit hızı BPSK'dakinin iki katıdır.. Dahası, QPSK belirli bir bit hızı için BPSK ile aynı miktar güce ihtiyaç duymaktadır. O yüzden yarısı kadar bant genişliğine gerek duyması nedeniyle QPSK geçmişte en tercih edilen modülasyon şekli olmuştur. Oysa bugün uydu haberleşme tasarımlarında Spektral etkinliğin arttırılmasına daha fazla önem verilmektedir. Önceleri kullanılan modülasyon için endüstri standardı QPSK idi. Ancak yukarıdaki ilişkilerin gösterdiği gibi 8PSK ile ayni transponder bant genişliği için veri aktarma hızını %50 arttırmak mümkün olmaktadır. (sembol başına 2 bite karşılık 3 bit olması nedeniyle). Ancak, 8PSK hem BPSK ve hem de QPSK 'dan daha fazla güce gerek duymaktadır. Öte yandan sofistike kodlama metodlarının kullanılması gücü azaltabilir. Hem modülasyon hem de kodlamayı birleştiren (trellis coded modulation denilen) belirli tekniklerin kullanılmasıyla, band genişliğini pek arttırmadan gücü azaltmak mümkün olmaktadır. İşemci hızı ve yeteneklerindeki önemli gelişmeler ve bilgisayar çip teknolojinin gelişmesi sayesinde halen bu tekniklerin uygulanabilmesi mümkün hale gelmiştir.


5. Ku-bandında karşılaşılaşılabilecek en fazla zayıflama (attenuation) ne kadardır. ?

C.5
Yağmur v.s yoğunluğuna bağlı olduğundan, en fazla zayıflama diye birşey yoktur. Ancak Ku-bandındaki herhangi projede tasarım hedefi olarak yağmur zayıflaması ve G/T zayıflamasına karşılık olarak 7 dB ile 10 dB arası bir marj bırakılması uygundur. Ku-bandı iniş frekansı olan mesela 12 GHz için bu marj Florida’da (Crane yağmur istatistiklerine göre E tipi bölge için) %99.7 ile %99.8 arası bir yayın alınabilirlik garantisi anlamına gelmektedir. Bu durumda %0.2 ile 0.3 arası bir yağmur marjının aşılması olasılığı olacak, bu da yayının kötüleşmesine ya da tümüyle kaybına yolaçabilecektir.


4. Ücra bölgelerde yağış dolayısıyla iletişimin etkilenmesine karşı ne gibi önlemler alınabilir.

C.4
Birinci teknik saha çeşitliliği sağlamaktır. Birbirinden 15-30 km mesafede olan ve birbiri arasında yersel iletişim bağlantısı olan iki yer istasyonu kullanılabilir. Her iki istasyonun birden aynı anda aynı yağış yoğunluğuna maruz kalmaları oldukça düşük bir olasılıktır.
İkinci olasılık da gerektiği yerde ve gereken anda bir düşük frekans bandına geçilebilmesidir. Örneğin Ku bandının bir kısmı Ka-bandı sistemin spektrumu içinde o anda yoğun yağış olan bir kısma ait aktarım için devreye sokulabilir. Yoğun yağış dolayısıyla olan zayıflama Ku-bandında Ka-bandına göre çok daha azdır.
Üçüncü bir seçenek ise genişletilmiş bant genişliğinin dinamik olarak porsiyonlandırılmasıyla belirli bir veri hızı için gereken gücün azaltılması ve daha dayanıklı bir Önceden Hata Düzeltme (FEC) kodlamasına imkan sağlanmasıdır. Ancak bu metod problemi sadece hafifletmekte kullanılabilir, yoksa özellikle yüksek (Ka-bandı gibi) frekanslarda yağmur dolayısıyla ortaya çıkan zayıflama sorununu tümüyle telafi etmekte kullanılamaz.


3. Eb/No ile BER arasındaki matematiksel ilişki nasıldır ?

C.3
Bit başına düşen enerjinin gürültü yoğunluğuna oranı demek olan “ Eb/No “ üç faktöre dayanmaktadır.: Bit hata oranı (BER), kipleme(modülasyon) için kullanılan yöntem ve kodlama yöntemi. Pratikte modemin işlemedeki kayıplarına karşılık gelmek üzere teorik ideal değerin üzerine tipik olarak 0.5 dB ile 1.5 dB arası bir marjın eklenmesi gerekir.
Eğer kipleme yöntemi “Binary Phase Shift Keying (BPSK)” veya “Quaternery Phase Shift Keying (QPSK)” ise BER (yani bit hatası “p” nin olasılığı) ile Eb/No arasındaki ilişki ya “Q fonksiyonu” denilen ifade cinsinden, ya da komplementer hata fonksiyonu cinsinden ifade edilecektir. BPSK veya QPSK için bu ilişki aynidir. Kodlanmamış bir sistem için
p = Q(karekök{2 Eb/No}) = (1/2) erfc(karekök{Eb/No}) , olmaktadır.
Burada Eb/No nümerik bir değerdir. Bunun dB cinsinden karşılığı 10 log(Eb/No) olur. Diğer modülasyon türleri içn de benzeri tarzda eşitlik formülleri kurulabilir. Bu hesapların nasıl yapılabileceği Bernard Sklar’ın, Digital Communications (Prentice Hall) kitabında ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. Pratikte ise bir mühendis gerekli ilişkileri temel prensipleri kullanarak hesaplamak yerine ölçülen grafiklerden çıkartabilir. Bu grafiklerin adı konuyla ilgili terminolojide "waterfall curves" (çağlayan eğrileri) olarak geçmektedir (aşağı doğru dökülen eğimli görüntüsünden dolayı). Kodlama yapıldıktan sonra ise Eb/No ‘nun değeri kodlama kazancı "coding gain" olarak adlandırılan bir miktarda azalır ve band genişliği de bu miktarda artar..
Örneğin kodlanmamış bir QPSK modülasyonunda BER = 10^(-5), Eb/No değeri ise 9.12 ya da 9.6 dB olsun. Eğer evriştirme hızı (convolutional rate) 1/2 ve kodlama baskı boyu (constraint length) 7 ve Viterbi yazılım kararlı kod çözmesi eklenmiş ise Eb/No ‘nun değeri 4.5 dB olur. Bu durumda kodlama kazancı 5.1 dB ‘dir. Belirli bir veri hızı için kodlama, gerekli taşıyıcı/gürültü yoğunluğu oranını 3.2 faktörüyle azaltmaktadır. Ancak, oranı 1/2 olan kodlamada her bilgi biti için bir fazlalık biti olur. Böylece kodlanmış veri hızı enformasyon bit hızının iki misline çıkar. Band genişliği de iki katı olur ve bu kodlanmamış bir BPSK modülasyonu ile elde edilenin aynisidir. Eğer bilgi işlemedeki (yukarıda sözü edilen) kayıpların gerektirdiği 1.0 dB marj eklenirse kodlanmış sistem için bu BER değerine göre gerekli Eb/No değeri 5.5 dB olmaktadır.


2. Yüksek gerilim hatlarından (132 kV) yayılan elektromanyetik dalgaların Ka-band uydusunun yayınlarının kalitesindeki etkisi ne olur? Eğer alıcı ve gönderici çanak bir güç istasyonu şalt tesislerinin yakınında bulunmaktaysa etkisi çok fazla olabilir mi?.

C.2
Uydu iletişimi 1 ile 30 GHz frekans aralığında yapılmaktadır. Özellikle Ka – bandı ise bunun en üst 20 GHz ile 30 GHz arasında kalan kısmındadır. Elektrik gücü dağıtımı ise 50 - 60 Hz frekansında yapılmaktadır. Dolayısıyla yüksek gerilim hatları normal halde herhangi bir enterferans üretmez. Şalt (devre kesilip açılması) sırasında mikrodalga (1 GHz’in üstü) frekanslarında radyasyon üretilebilmesi ise ancak çok güçlü akım kesintileri ve sparklar (kıvılcım atlamaları) sonucu olabilir. (Oysa böyle birşey pratikte hiçbir zaman olmuyor. .)


1. Veri akış hızı ile band genişliği arasında nasıl bir ilişki var?

C.1
Gönderilen bir sembol bir bitlik bir periyot içinde taşıyıcı sinyalinin durumu (genliği, frekansı, fazı veya bunların bir kombinasyonu) ile ifade edilir. Digital uydu yayınlarında ortak kulanılan bir modülasyon(kipleme) şekli Phase Shift Keying (PSK-Faz kaydırmalı anahtarlama)dir. Örneğin, Binary Phase Shift Keying (BPSK – ikili faz kaydırmalı anahtarlama’da), fazın (0 ve 180 derece) olmak üzere herbiri bir biti (1 veya 0) ifade eden iki konumu olur. Quaternary Phase Shift Keying (QPSK – Dikgen Faz kaydırmalı anahtarlama’da) ise, (0, 90, 180, ve 270 derece) olmak üzere dört faz konumu vardır. Bunların herbiri iki bitten oluşan bir sembolü (00, 01, 11, veya 10) ifade eder. 8 PSK ‘da ise her sembol için 3 bitten oluşan 8 faz konumu(45 derece) olur. Aynı şekilde 16PSK‘da 16 faz konumu(22.5 derece) olur. 16 QAM (Dikgen Genlik Modülasyonunda) ise herbiri sembol başına 4 bitlik kombine edilmiş 16 genlik ve faz konumu bulunur.
Yayının işgal ettiği bant genişliği “B” kullanılan sembol hızı “Rs” ile band genişliği genişleme faktörü “k” olsun. Bu “k” intersymbol interference (ISI) yani semboller arası girişimin giderilmesi için kullanılan temelbant darbe şekillendirme devresinin şekline göre değişir ve tipik bir “k” değeri 1.2 kadardır. Bu değerler arasındaki ilişki B = k Rs olmaktadır. Sembol hızı, kodlanmış bit hızı Rc ‘nin her sembol “m” başına düşen bir sayısına bölünmesi ile elde edilir. Yani Rs = Rc/m olur. Kodlanmış bit hızı ise enformasyon bit hızı Rb ‘nin kod hızı “r” değerine bölünmesiyle elde edilir. Kod hızı “r” ise enformasyon bitlerinin hızının toplam bit (yani enformasyon bitleri artı fazladanlık bitleri) hızına oranıdır. “r”’nin değeri 1 ‘den küçüktür. . Örneğin eğer r = ½ olursa, toplam kodlanmış bit hızı enformasyon biti hızının iki katıdır, ve her enformasyon bitine karşılk bir fazladan bit olur. Yani Rc = Rb/r ‘ dir.
Bu eşitlikleri birlikte kulanarak bilinen bir enformasyon bit hızı Rb, için bant genişliği B ;
B = k Rs = k Rc/m = k Rb/(m r) olarak bulunur.
Aynı şekilde işgal edildiği bilinen bir band genişliği için enformasyon bit hızı
Rb = (m r) B/k olmaktadır.
Örneğin, QPSK (m = 2) olsun. Bu durumda enformasyon bit hızı belirli bir band genişliği için BPSK (m = 1) ile olması gerekenin iki katı olmaktadır. Dahası, QPSK belirli bir bit hızı için BPSK ile aynı miktar güce ihtiyaç duymaktadır. O yüzden yarısı kadar bant genişliğine gerek duyması nedeniyle QPSK tercih edilen modülasyon şekli olmaktadır. 8 PSK (m = 3) ile ise enformasyon bit hızı BPSK ile olanın 3 katı, ve QPSK ile olanın 3/2 katıdır. Yani 8PSK, QPSK ile olandan %50 daha büyük bir bit hızına olanak verir. Ancak 8PSK, hem BPSK hem de QPSK ile olandan iki kat daha fazla güç gerektirmektedir. ( BER=10-8 için, 3.46 dB daha yüksektir).
 

kaynak :www.uydutvhaber.com
 

 

 

 

Türkiye de satılmakta olan dijital (digital) uydu alıcıları ve antenleri (sistemleri) görebilmek için tıklayınız.

www.uydutvhaber.net

copyright © 2005. desinged by www.uyduantenleri.com  all rights reserved.